Fetih Suresi
Fetih Suresi, Içinde Islâm'in elde edecegi fetih, basari ve zaferden bahsedildigi için Fetih adini alan bu sûre, hicretin altinci yilinda Hudeybiye antlasmasi dönüsünde Mekke ile Medine arasinda inmis ve Medine'de inen sûrelerden sayilmistir; 29 (yirmidokuz) âyettir.
Bismillahirrahmanirrahim
1. Ayet : Inna fetahna leke fetham mübina
Anlami : Dogrusu biz sana apaçik bir fetih ihsân ettik.
2. Ayet : Li yagfira lekellahü ma tekaddeme min zembike ve ma teahhara ve yütimme ni'metehu aleyke ve yehdiyeke siratam müstekiyma
Anlami : Böylece Allah senin geçmis ve gelecek günahini bagislar. Sana olan nimetini tamamlar ve seni dogru yola iletir.
3. Ayet : Ve yensurakellahü nasran aziza
Anlami : Ve sana Allah, sanli bir zaferle yardim eder.
fetih suresi
4. Ayet : Hüvellezi enzeles sekinete fi kulubil mü'minine li yezdadu imanem mea imanihim ve lillahi cünudüs semavati vel ard ve kanellahü alimen hakima
Anlami : Imanlarina iman katsinlar diye müminlerin kalplerine güven indiren O'dur. Göklerin ve yerin ordulari Allah'indir. Allah bilendir, herseyi hikmetle yapandir.
5. Ayet : Li yüdhilel mü'minine vel mü'minati cennatin tecri min tahtihel enharu halidine fiha ve yükeffira anhüm seyyiatihim ve kane zalike indellahi fevzen aziyma
Anlami : Mümin erkeklerle mümin kadinlari, içinde ebedi kalacaklari, altlarindan irmaklar akan cennetlere koymasi, onlarin günahlarini örtmesi içindir. Iste bu, Allah katinda büyük bir kurtulustur.
6. Ayet : Ve yüazzibel münafikiyne vel münafikati vel müsrikine vel müsrikatiz zannine billahi zannez sev' aleyhim dairatüs sev' ve gadibellahü aleyhim ve leanehüm ve eadde lehüm cehennem ve saet masiyra
Anlami : Ve o Allah hakkinda kötü zanda bulunan münâfik erkeklere ve münâfik kadinlara, Allah'a ortak kosan erkeklere ve ortak kosan kadinlara azap etmesi içindir. Kötülük onlarin baslarina gelmistir. Allah onlara gazap etmis, lânetlemis ve cehennemi kendilerine hazirlamistir. Orasi ne kötü bir yerdir!
7. Ayet : Ve lillahi cünudüs semavati vel ard ve kanellahü azizen hakima
Anlami : Göklerin ve yerin ordulari Allah'indir. Allah çok güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir.
8. Ayet : Inna erselnake sahidev ve mübessirav ve nezira
Anlami : Süphesiz biz seni, sâhit, müjdeleyici ve uyarici olarak gönderdik.
9. Ayet : Li tü'minu billahi ve rasulihi ve tüazziruhu ve tuvekkiruh ve tusebbihuhu bükreten ve eziyla
Anlami : Ki, Allah'a ve Resulüne iman edesiniz, ve bunu takviye edip, O'na saygi gösteresiniz ve sabah aksam O'nu tesbih edesiniz.
10. Ayet : Innellezine yübayiuneke innema yübayiunellah yedüllahi fevka eydihim fe men nekese fe innema yenküsü ala nefsih ve men evfa bi ma ahede aleyhüllahe fe se yü'tihi ecran aziyma
Anlami : Herhalde sana bey'at edenler ancak Allah'a bey'at etmektedirler. Allah'in eli onlarin ellerinin üzerindedir. Kim ahdi bozarsa ancak kendi aleyhine bozmus olur. Kim de Allah'a verdigi ahde vefa gösterirse Allah ona büyük bir mükâfat verecektir.
11. Ayet : Se yekulü lekel mühallefune minel a'rabi segaletna emvalüna ve ehluna festagfir lena yekulune bi elsinetihim ma leyse fi kulubihim Kul fe mey yemlikü leküm minellahi sey'en in erade biküm darran ev erade biküm nefa bel kanellahü bima ta'melune habira
Anlami : Yakinda a'râbilerden geri kalmis olanlar sana diyecekler ki, "Mallarimiz ve ailelerimiz bizi alikoydu. Allah'tan bizim bagislanmamizi dile." Onlar kalplerinde olmayani dilleriyle söylerler. De ki: Allah size bir zarar gelmesini dilerse veya bir fayda elde etmenizi isterse O'na karsi kimin bir seye gücü yetebilir? Hayir! Allah yaptiklarinizdan haberdardir.
12. Ayet : Bel zanentüm el ley yenkaliber rasulü vel mü'minune ila ehlihim ebedev ve züyyine zalike fi kulubiküm ve zanentüm zannes sev' ve küntüm kavmen bura
Anlami : Aslinda siz Peygamber ve müminlerin, ailelerine geri dönmeyeceklerini sanmistiniz. Bu sizin gönüllerinize güzel göründü de kötü zanda bulundunuz ve helâki hak etmis bir topluluk oldunuz.
13. Ayet : Ve mel lem yü mim billahi ve rasulihi fe inna a'tedna lil kafirine seiyra
Anlami : Kim Allah'a ve Rasulüne iman etmezse süphesiz biz, kâfirler için çilgin bir ates hazirlamisizdir.
14. Ayet : Ve lillahi mülküs semavati vel ard yagfiru li mey yesaü ve yüazzibü mey yesa' ve kanellahü gafurar rahiyma
Anlami : Göklerin ve yerin mülkü Allah'indir. O, diledigini bagislar diledigini azaplandirir. Allah çok bagislayan çok merhamet edendir.
15. Ayet : Se yekulül mühallefune izen talaktüm ila meganime li te'huzuha zeruna nettebi'küm yüridune ey yübeddilu kelamellah kul len tettebiuna kezaliküm kalellahü min kabl fe se yekulune bel tahsüdunena bel kanu la yefkahune illa kalila
Anlami : Siz ganimetleri almak için gittiginizde geri kalanlar: "Birakin biz de arkaniza düselim." diyeceklerdir. Onlar, Allah'in sözünü degistirmek isterler. De ki: Siz bizimle gelemeyeceksiniz. Allah daha önce böyle buyurmustur. Onlar size: "Bizi kiskaniyorsunuz." diyeceklerdir. Bilakis onlar, pek az anlayan kimselerdir.
16. Ayet : Kul lil muhallefine minel a'rabi se tüd'avne ila kavmin üli be'sin sedidin tükatilunehüm ev yüslimun fe in tütiy'u yü'tikümüllahü ecran hasena ve in tetevellev kema tevelleytüm min kablü yüazzibküm azaben elima
Anlami : A'rabilerin geri birakilmis olanlarina de ki: Siz yakinda çok kuvvetli bir kavme karsi savasmaya çagirilacaksiniz. Onlarla savasirsiniz veya müslüman olurlar. Eger itaat ederseniz, Allah size güzel bir mükâfat verir. Ama önceden döndügünüz gibi yine dönecek olursaniz sizi acikli bir azaba ugratir.
17. Ayet : Leyse alel a'ma haracüv ve la alel a'raci haracüv ve la alel meriydi harac ve mey yütiilahe ve rasulehu yüdhilhü cennatin tecri min tahtihel enhar ve mey yetevelle yüazzibhü azaben elima
Anlami : Köre vebal yoktur, topala da vebal yoktur, hastaya da vebal yoktur. Bununla beraber kim Allah'a ve peygamberine itâat ederse, Allah onu, altindan irmaklar akan cennetlere sokar. Kim de geri kalirsa, onu aci bir azaba ugratir.
18. Ayet : Le kad radiyallahü anil mü'minine iz yübayiuneke tahtes secerati fe alime ma fi kulubihim fe enzeles sekinete aleyhim ve esabehüm fethan kariba
Anlami : Andolsun o agacin altinda (Hudeybiye'de) sana bey'at ederlerken Allah, müminlerden razi olmustur. Kalplerinde olani bilmis onlara güven indirmis ve onlari pek yakin bir fetih ile mükâfatlandirmistir.
19. Ayet : Ve meganime kesiraten ye’huzuneha ve kânallahü aziyzen hakiyma
Anlami : Allah onlari elde edecekleri birçok ganimetlerle de mükâfatlandirdi. Allah çok güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir.
20. Ayet : Ve adekümüllahü meganime kesiraten te'huzuneha fe accele leküm hazihi ve keffe eydiyen nasi anküm ve li tekune ayetel lil mü'minine ve yehdiyeküm siratam müstekiyma
Anlami : Allah size, elde edeceginiz birçok ganimetler vaad etmistir. Bunu size hemen vermis ve insanlarin ellerini sizden çekmistir ki bu, müminlere bir isaret olsun ve Allah sizi dogru yola iletsin.
21. Ayet : Ve uhra lem takdiru aleyha kad ehatallahü biha ve kanellahü ala külli sey'in kadira
Anlami : Bundan baska sizin güç yetiremediginiz, ama Allah'in sizin için kusattigi ganimetler de vardir. Allah herseye kâdirdir.
22. Ayet : Ve lev katelekümüllezine keferu le vellevül edbara sümme la yecidune veliyyev ve la nesiyra
Anlami : Eger kâfirler sizinle savassalardi arkalarina dönüp kaçarlardi. Sonra bir dost ve yardimci da bulamazlardi.
23. Ayet : Sünnetellahilleti kad halet min kabl Ve len tecide li sünnetillahi tebdila
Anlami : Allah'in öteden beri gelen kanunu budur. Allah'in kanununda asla bir degisiklik bulamazsin.
24. Ayet : Ve hüvellezi keffe eydiyehüm anküm ve eydiyeküm anhüm bi batni mekkete mim ba'di en azferaküm aleyhim ve kanellahü bi ma ta'melune basiyra
Anlami : O sizi onlara karsi muzaffer kildiktan sonra Mekke'nin göbeginde onlarin ellerini sizden, sizin ellerinizi de onlardan çekendir. Allah, yaptiklarinizi görendir.
25. Ayet : Hümüllezine keferu ve sadduküm anil mescidil harami vel hedye ma'kufen ey yeblüga mehilleh ve lev la ricalüm mü'minune ve nisaüm mü'minatül lem ta'lemuhüm en tetauhüm fe tüsiybeküm minhüm mearratüm bi gayri ilm li yüdhilellahü fi rahmetihi mey yesa' lev tezeyyelu le azzebnellezine keferu minhüm azaben elima
Anlami : Onlar inkâr eden ve sizin Mescid-i Haram'i ziyaretinizi ve bekletilen kurbanlarin yerlerine ulasmasini men edenlerdir. Eger kendilerini henüz tanimadiginiz mümin erkeklerle, mümin kadinlari bilmeyerek ezmek suretiyle bir vebalin altinda kalmaniz ihtimali olmasaydi, Allah savasi önlemezdi. Dilediklerine rahmet etmek için Allah böyle yapmistir. Eger onlar birbirinden ayrilmis olsalardi elbette onlardan inkâr edenleri elemli bir azaba çarptirirdik.
26. Ayet : Iz cealellezine keferu fi kulubihimül hamiyyete hameyyetel cahiliyyeti fe enzelellahü sekinetehu ala rasulihi ve alel mü'minine ve elzemehüm kelimetet takva ve kanu ehakka biha ve ehleha ve kanellahü bi külli sey'in alima
Anlami : O zaman inkâr edenler, kalplerine taassubu, câhiliyet taassubunu yerlestirmislerdi. Allah da elçisine ve müminlere sükûnet ve güvenini indirdi. Onlari takva sözü üzerinde durdurdu. Zaten onlar buna pek layik ve ehil kimselerdi. Allah herseyi bilendir.
27. Ayet : Le kad sadekallahü rasulehür ru'ya bil hakk le tedhulünnel mescidel harame in saellahü aminine muhallikiyne ruuseküm ve mükassiriyne la tehafun fe alime ma lem ta'lemu fe ceale min duni zalike fethan kariba
Anlami : Andolsun ki Allah, elçisinin rüyasini dogru çikardi. Allah dilerse siz güven içinde baslarinizi tiras etmis ve saçlarinizi kisaltmis olarak, korkmadan Mescid-i Haram'a gireceksiniz. Allah sizin bilmediginzi bilir. Iste bundan önce size yakin bir fetih verdi.
28. Ayet : Hüvellezi ersele rasulehu bil hüda ve dinil hakki li yuzhirahu aled dini küllih Ve kefa billahi sehida
Anlami : Bütün dinlerden üstün kilmak üzere, Peygamberini hidayet ve hak din ile gönderen O'dur. Sahit olarak Allah yeter.
29. Ayet : Muhammedür rasulüllah vellezine meahu esiddaü alel küffari ruhamaü beynehüm terahüm rukkean süccedey yebtegune fadlem minellahi ve ridvana simahüm fi vücuhihim min eseris sücud zalike meselühüm fit tevrati ve meselühüm fil incil ke zer'in ahrace sat'ehu fe azerahu festagleza festeva ala sukihi yu'cibüz zürraa li yegiyza bihimül küffar veadellahüllezine amenu ve amilus salihati minhüm magfiratev ve ecran aziyma
Anlami : Muhammed Allah'in elçisidir. Onun yaninda bulunanlar da kâfirlere karsi çetin, kendi aralarinda merhametlidirler. Onlari rükûa varirken secde ederken görürsün. Allah'tan lütuf ve riza isterler. Yüzlerinde secdelerin izinden nisanlari vardir. Bu, onlarin Tevrat'taki vasiflaridir. Incil'deki vasiflari da söyledir: Onlar filizini yarip çikarmis, gittikçe onu kuvvetlendirerek kalinlasmis, gövdesi üzerine dikilmis bir ekine benzerler ki bu, ziraatçilarin da hosuna gider. Allah böylece onlari çogaltip kuvvetlendirmekle kâfirleri öfkelendirir. Allah inanip iyi isler yapanlara magfiret ve büyük bir mükâfat vaad etmistir.
Bu Blogda Ara
14 Haziran 2014 Cumartesi
Uzaktaki Eşi Getirmek İçin Okunan Etkili Dua !
Uzakta Olan Esimi Yanima Getirme Duasi
Uzakta olan esinizin size çabucak gelmesi hedef alinir. Oldukça güçlü oldugu bilinmektedir. Okunacak dua sudur:
Allâhümme innî zâlemtü nefsî zulmen kesîran, ve innehü lâ yagfirü’z-zünûbe illâ ente, fagfirlî magfireten min indike verhamnî, inneke ente’l-gafûrü’r-rahîm.
Uzakta olan esinizin size çabucak gelmesi hedef alinir. Oldukça güçlü oldugu bilinmektedir. Okunacak dua sudur:
Allâhümme innî zâlemtü nefsî zulmen kesîran, ve innehü lâ yagfirü’z-zünûbe illâ ente, fagfirlî magfireten min indike verhamnî, inneke ente’l-gafûrü’r-rahîm.
Aldatan Eş İçin Okunan Etkili Dua !
1378 defa
"kale haza firaku beyni ve beynek" okuyun.
Esinizin baskasina olan ilgisini kesmek için... okuyun tez zamanda ilgisi sadece size yönelecektir..
Düsmandan-zalimden intikam almak için okunan dua !
Düsmandan-zalimden Cünnetü’l-Esma ile de intikam alabilirsin. Usûlü; her birinin basinda Besmele çekmek suretiyle 19 defa okuyup kisiyi Cenab-i Mevla’ya havale etmektir. Şöyle:
“Bismillâhirrahmânirrahîm. Ferdün Hayyun Kayyûmun Hakemun Adlun Kuddûsun ve men âde feyentekimullâhu minhu.”
Düsmanin helaki için dua sudur; "Ey Rahman olan Allah 'im, bana meded eyle"
Dil baglamak için okunacak dualar bunlardir. Karsindaki kisinin konusmasini engellemek için o kisinin yüzüne karsi 7 defa içinden okunursa Allah'in izniyle bu dualar kabul olur.
Bismillahirrahmanirrahim...
Summün bukmün umyün fe hum lâ yerciûn(yerciûne).
..........
“Ya âhiru celle celâlühû”
Ismi celilini okumayı sürdürenlere düsmanlik edenler, helak olurlar bizzat kendim denedim ve gördüm ki düsmanlik etmek isteyen her kimse etkisiz kaliyor.
“Bismillâhirrahmânirrahîm. Ferdün Hayyun Kayyûmun Hakemun Adlun Kuddûsun ve men âde feyentekimullâhu minhu.”
Düsmanin helaki için dua sudur; "Ey Rahman olan Allah 'im, bana meded eyle"
Dil baglamak için okunacak dualar bunlardir. Karsindaki kisinin konusmasini engellemek için o kisinin yüzüne karsi 7 defa içinden okunursa Allah'in izniyle bu dualar kabul olur.
Bismillahirrahmanirrahim...
Summün bukmün umyün fe hum lâ yerciûn(yerciûne).
..........
“Ya âhiru celle celâlühû”
Ismi celilini okumayı sürdürenlere düsmanlik edenler, helak olurlar bizzat kendim denedim ve gördüm ki düsmanlik etmek isteyen her kimse etkisiz kaliyor.
29 Mayıs 2014 Perşembe
GÖK KAPILARINI TİTRETEN DUA
GÖK KAPILARINI TİTRETEN DUA
Asrı Saadette ticaretle uğraşan bir tacir mümin vardı. Bu tacir ticaretinde helal haramı gözetir. Allah ve Resulü için bu ticareti yapar, herkesin hakkına riayet ederdi. Ticaretini Şam ile Medine arasında gerçekleştirir çoğunlukla da ticaret kervanları ile hareket etmez, tek başına yolculuk yapmayı severdi.
Bir alacağını almış, satacağını da satmış ve Şam’dan Medine ye doğru hareket etmişti. Epeyce yol almıştı ki, baştan aşağı silahlı bir eşkıya ile karşılaştı. Eşkıya bu mümin taciri tehdit etti;
"Mallarını şuraya indir, develerini de şu ağaca bağla.”
Mümin tacir:
“Mallarım senin olsun, beni bırak gideyim.
Eşkıya;
"Bugüne kadar soyup da öldürmediğim kimse yok Senin hem mallarını alacağım, hem de canını.”
“Madem beni öldürmeye kararlısın, senden son bir talebim var"
“Söyle talebini”
“Ben Müslüman'ım abdest alıp, iki rekât namaz kılayım ondan sonra beni öldür."
Eşkıya izin verir. Tacir önce abdestini alır, sonra da İki rekât namaz kılar ve ellerini Rabbine açar:
‘Ya Vedud! Ya Vedud! Ya Ze’l-arşi’l-mecîd! Ya Mübdi, Ya Mu’id! Ya Fe’aalün lima yürid! Eselüke bi-nuri vechike’l-lezi mele’e erkane arşike ve es’elüke bi-kudretike’l-leti kadderte biha halkake ve bi rahmetike-lleti vesiat külle şeyin. La ilahe illa ente. Ya Muğis, eğisni! Ya muğis, eğisni! Ya muğis, eğisni!
Mümin tacirin duası bitmişti ki, çok garip bir hadise meydana gelir. Birden beyaz bir at üstünde yeşil elbiseli, elinde de harbe olan bir süvari peyda oldu. Eşkıya şaşırmış, ne yapacağını bilemez bir durumda idi. Eşkıya, taciri ve malları unuttu, ortaya çıkan bu süvariye saldırdı. Süvari bir darbe ile eşkıyayı yere düşürdü.
Süvari tacire dönerek: “Öldür bu eşkıyayı" dedi.
"Ben hayatımda kimseyi öldürmedim, insan öldürmeyi hoş görmem. Beni bağışla.”dedi.
Sonra süvari eşkıyayı bir darbe ile öldürdü.
Tacir sordu: “Sen kimsin?"
“Ben üçüncü kat gökte duran bir meleğim. Bu adamı öldürmeyi Allah Teala bana nasip etti. Sen namazından sonra ellerini kaldırıp duaya başladığında, gök kapılarının çalındığını duyduk, öyle şiddetle çalınıyordu ki. Mühim bir hadisenin olduğunu anladık. İkinci defa dua ettiğinde gök kapıları açıldı. Üçüncü defa dua ettiğinde, Allah Teala, Cebrail Aleyhisselam’ı görevlendirdi.
Cebrail Aleyhisselam şöyle dedi:
‘Dua eden falan mümini kim kurtaracak” Ben talep ettim de görevlendirdiler. Ey Allah Teala’nın mümin kulu! İyi bil ki! Senin yaptığın bu duayı kim yaparsa Allah Teala onun sıkıntısını giderir, ona yardım eder.”
Bu hadiseden sonra mümin tacir yola koyulur ve Medine’ye varır. Soluğu Kâinatın Efendisi Sallallahu aleyhi ve sellem’in huzurunda alır ve başından geçen hadiseyi anlatır. Taciri dinleyen Kâinatın Efendisi Sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurur:
"Muhakkak ki, Allah Teala sana esma-i hüsnayı telkin etmiş. 0 isimlerle Allah Teala’ya dua edilirse, istenen verilir.”
Asrı Saadette ticaretle uğraşan bir tacir mümin vardı. Bu tacir ticaretinde helal haramı gözetir. Allah ve Resulü için bu ticareti yapar, herkesin hakkına riayet ederdi. Ticaretini Şam ile Medine arasında gerçekleştirir çoğunlukla da ticaret kervanları ile hareket etmez, tek başına yolculuk yapmayı severdi.
Bir alacağını almış, satacağını da satmış ve Şam’dan Medine ye doğru hareket etmişti. Epeyce yol almıştı ki, baştan aşağı silahlı bir eşkıya ile karşılaştı. Eşkıya bu mümin taciri tehdit etti;
"Mallarını şuraya indir, develerini de şu ağaca bağla.”
Mümin tacir:
“Mallarım senin olsun, beni bırak gideyim.
Eşkıya;
"Bugüne kadar soyup da öldürmediğim kimse yok Senin hem mallarını alacağım, hem de canını.”
“Madem beni öldürmeye kararlısın, senden son bir talebim var"
“Söyle talebini”
“Ben Müslüman'ım abdest alıp, iki rekât namaz kılayım ondan sonra beni öldür."
Eşkıya izin verir. Tacir önce abdestini alır, sonra da İki rekât namaz kılar ve ellerini Rabbine açar:
‘Ya Vedud! Ya Vedud! Ya Ze’l-arşi’l-mecîd! Ya Mübdi, Ya Mu’id! Ya Fe’aalün lima yürid! Eselüke bi-nuri vechike’l-lezi mele’e erkane arşike ve es’elüke bi-kudretike’l-leti kadderte biha halkake ve bi rahmetike-lleti vesiat külle şeyin. La ilahe illa ente. Ya Muğis, eğisni! Ya muğis, eğisni! Ya muğis, eğisni!
Mümin tacirin duası bitmişti ki, çok garip bir hadise meydana gelir. Birden beyaz bir at üstünde yeşil elbiseli, elinde de harbe olan bir süvari peyda oldu. Eşkıya şaşırmış, ne yapacağını bilemez bir durumda idi. Eşkıya, taciri ve malları unuttu, ortaya çıkan bu süvariye saldırdı. Süvari bir darbe ile eşkıyayı yere düşürdü.
Süvari tacire dönerek: “Öldür bu eşkıyayı" dedi.
"Ben hayatımda kimseyi öldürmedim, insan öldürmeyi hoş görmem. Beni bağışla.”dedi.
Sonra süvari eşkıyayı bir darbe ile öldürdü.
Tacir sordu: “Sen kimsin?"
“Ben üçüncü kat gökte duran bir meleğim. Bu adamı öldürmeyi Allah Teala bana nasip etti. Sen namazından sonra ellerini kaldırıp duaya başladığında, gök kapılarının çalındığını duyduk, öyle şiddetle çalınıyordu ki. Mühim bir hadisenin olduğunu anladık. İkinci defa dua ettiğinde gök kapıları açıldı. Üçüncü defa dua ettiğinde, Allah Teala, Cebrail Aleyhisselam’ı görevlendirdi.
Cebrail Aleyhisselam şöyle dedi:
‘Dua eden falan mümini kim kurtaracak” Ben talep ettim de görevlendirdiler. Ey Allah Teala’nın mümin kulu! İyi bil ki! Senin yaptığın bu duayı kim yaparsa Allah Teala onun sıkıntısını giderir, ona yardım eder.”
Bu hadiseden sonra mümin tacir yola koyulur ve Medine’ye varır. Soluğu Kâinatın Efendisi Sallallahu aleyhi ve sellem’in huzurunda alır ve başından geçen hadiseyi anlatır. Taciri dinleyen Kâinatın Efendisi Sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurur:
"Muhakkak ki, Allah Teala sana esma-i hüsnayı telkin etmiş. 0 isimlerle Allah Teala’ya dua edilirse, istenen verilir.”
1 Mayıs 2014 Perşembe
"Eli boş gidilmez gidilen yere"
"Eli boş gidilmez gidilen yere,
Boş gelmedim Ya Rab ! Ben suç getirdim.
Dağlar çekemezken o ağır yükü,
İki kat sırtımla pek güç getirdim..”
Boş gelmedim Ya Rab ! Ben suç getirdim.
Dağlar çekemezken o ağır yükü,
İki kat sırtımla pek güç getirdim..”
Recep ayında oruç tutmanın fazileti
Recep ayında oruç tutmanın fazileti
Rahmet, bereket ve merhamet vesilesi aylara erdiren Cenab-ı Hakk’a şükürler olsun.
Bu ayları hakkıyla idrak etmeyi herkese nasip eylesin.
Üç aylar ile ilgili olarak Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurmuşlardır:
“Allah’ım! Bize Recep ve Şaban’ı mübarek ve bereketli kıl ve bizi Ramazan’a eriştir.”
Üç ayların ilki olan Recep ayında oruç tutmanın sevabı ile ilgili olarak Ebu Zer Gıffari’den şöyle bir nakil vardır:
“Resûlullah (sav) buyurmuştur:
“Bir kimse Receb’in ilk gününü oruç tutsa, bir senelik oruç tutmuş gibi sevap alır.
Recep ayından yedi gün oruç tutsa yedi cehennem kapıları kapanır, yani cehenneme girmez.
Eğer Receb’den sekiz gün oruç tutsa sekiz cennetin kapıları onun için açılır.
On gün oruç tutsa Allah’u Teâlâ günahlarını hasenata tebdil eder.
On sekiz gün tutarsa, semadan bir münadi “geçmiş günahların bağışlandı , ameline devam et” der, buyurmuştur.”
Ve yine Receb ayının 27. gününde oruç tutmanın fazileti ile ilgili olarak şu hadis nakledilir:
Ebu Hureyre’den (ra) rivayet edilmiştir:
“Resulullah (sav), Receb’in 27. günü oruç tutan kimse için altmış ay oruç tutmuş sevabını Hak Teâlâ yazar. Ve o gün, Nebi (sav) üzerine Cebrail’in Peygamberlik vazifesini indirdiği ilk gündür.”
Receb ayı altıncı semanın kapısı üzerine yazılı olan aydır.
Resûlullah (sav) buyurdu ki:
“Receb haram aylardan bir aydır. Recep ayının günleri, altıncı semanın kapısı üzerine yazılmıştır.
Bir kimse Allah’u Teâlâ’yı razı etmek maksadı ile Receb’ten bir gün oruç tutsa ve orucunu da kirletmese, oruç tutulmuş gün ile altıncı semanın kapısı üzerindeki yazılı gün, konuşmaya başlar:
“Ya Rabbi! Bu kimsenin günahlarını affet, onun suçlarını bağışla” derler.
Oruçlarını takva ile tamamlamamış olan için onlardan ne dua, ne de istiğfar vardır. Bununla beraber o kimseye “nefsin seni aldattı, sana hile yaptı” derler.”
Orucu bozan hallerle ilgili bir hadis ile konuyu bitirelim:
Enes B. Malik nakletmiştir:
“Resûlullah (sav) “Şu beş şeyi işlemek oruç ve abdesti bozar buyurmuştur:
“Yalan söylemek, laf getirip götürmek, gıybet, görülmesi haram olan şeylere şehvetle bakmak ve yalan yere yemin etmek”
Bunlar orucun ve abdestin sevabını yok eder.
Bu uzun günlerde sevabını umarak oruç tutmaya çalışan bizlere Allah yardım etsin, sevabını yok edecek hallerden de kaçınmayı nasip eylesin.
Rahmet, bereket ve merhamet vesilesi aylara erdiren Cenab-ı Hakk’a şükürler olsun.
Bu ayları hakkıyla idrak etmeyi herkese nasip eylesin.
Üç aylar ile ilgili olarak Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurmuşlardır:
“Allah’ım! Bize Recep ve Şaban’ı mübarek ve bereketli kıl ve bizi Ramazan’a eriştir.”
Üç ayların ilki olan Recep ayında oruç tutmanın sevabı ile ilgili olarak Ebu Zer Gıffari’den şöyle bir nakil vardır:
“Resûlullah (sav) buyurmuştur:
“Bir kimse Receb’in ilk gününü oruç tutsa, bir senelik oruç tutmuş gibi sevap alır.
Recep ayından yedi gün oruç tutsa yedi cehennem kapıları kapanır, yani cehenneme girmez.
Eğer Receb’den sekiz gün oruç tutsa sekiz cennetin kapıları onun için açılır.
On gün oruç tutsa Allah’u Teâlâ günahlarını hasenata tebdil eder.
On sekiz gün tutarsa, semadan bir münadi “geçmiş günahların bağışlandı , ameline devam et” der, buyurmuştur.”
Ve yine Receb ayının 27. gününde oruç tutmanın fazileti ile ilgili olarak şu hadis nakledilir:
Ebu Hureyre’den (ra) rivayet edilmiştir:
“Resulullah (sav), Receb’in 27. günü oruç tutan kimse için altmış ay oruç tutmuş sevabını Hak Teâlâ yazar. Ve o gün, Nebi (sav) üzerine Cebrail’in Peygamberlik vazifesini indirdiği ilk gündür.”
Receb ayı altıncı semanın kapısı üzerine yazılı olan aydır.
Resûlullah (sav) buyurdu ki:
“Receb haram aylardan bir aydır. Recep ayının günleri, altıncı semanın kapısı üzerine yazılmıştır.
Bir kimse Allah’u Teâlâ’yı razı etmek maksadı ile Receb’ten bir gün oruç tutsa ve orucunu da kirletmese, oruç tutulmuş gün ile altıncı semanın kapısı üzerindeki yazılı gün, konuşmaya başlar:
“Ya Rabbi! Bu kimsenin günahlarını affet, onun suçlarını bağışla” derler.
Oruçlarını takva ile tamamlamamış olan için onlardan ne dua, ne de istiğfar vardır. Bununla beraber o kimseye “nefsin seni aldattı, sana hile yaptı” derler.”
Orucu bozan hallerle ilgili bir hadis ile konuyu bitirelim:
Enes B. Malik nakletmiştir:
“Resûlullah (sav) “Şu beş şeyi işlemek oruç ve abdesti bozar buyurmuştur:
“Yalan söylemek, laf getirip götürmek, gıybet, görülmesi haram olan şeylere şehvetle bakmak ve yalan yere yemin etmek”
Bunlar orucun ve abdestin sevabını yok eder.
Bu uzun günlerde sevabını umarak oruç tutmaya çalışan bizlere Allah yardım etsin, sevabını yok edecek hallerden de kaçınmayı nasip eylesin.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

