Bu Blogda Ara

12 Kasım 2011 Cumartesi

Peygamberimizin Veda Hutbesi

      Ey insanlar!

Sözümü iyi dinleyiniz. Bilmiyorum, belki bu seneden sonra sizinle burada ebedi olarak bir daha birleşemeyeceğim.
      İNSANLAR! Bugünleriniz nasıl mukaddes bir gün ise, bu aylarınız nasıl mukaddes bir ay ise, bu şehriniz (Mekke) nasıl mukaddes bir şehir ise, canlarınız, mallarınız, namuslarınız da öyle mukaddestir, her türlü tecavüzden korunmuştur.

      ASHABIM! Yarın Rabbinize kavuşacaksınız ve bugünkü her hal ve hareketinizden muhakkak sorulacaksınız. Sakın benden sonra eski sapıklıklara dönüp de birbirinizin boynunu vurmayınız. Bu vasiyetimi burada bulunanlar bulunmayanlara bildirsin. Olabilirki bildirilen kimse, burada bulunup da işitenlerden daha iyi anlayarak muhafaza etmiş olur.

      ASHABIM! Kimin yanında bir emanet varsa onu sahibine versin. Faizin her çeşidi kaldırılmıştır, ayağımın altındadır. Lakin, borcunuzun aslını vermek gerekir. Ne zulmediniz, ne de zulme uğrayınız. Allah'ın emriyle faizcilik artık yasaktır. Cahiliyetten kalan bu çirkin adetin her türlüsü ayağımın altındadır.

ASHABIM! Cahiliyet devrinde güdülen kan davaları da tamamen kaldırılmıştır.

İNSANLAR! Bugün şeytan sizin şu topraklafrınızda yeniden tesir ve hakimiyetini kurmak gücünü ebedi surette kaybetmiştir. Fakat siz bu kaldırdığım şeyler dışında, küçük gördüğünüz işlerde ona uyarsanız bu da onu memnun edecektir. Dininizi korumak için bunlardan da sakınınız.

İNSANLAR! Kadınların haklarını gözetmenizi ve bu hususta Allah'tan korkmanızı tavsiye ederim. Siz kadınları, Allah'ın emaneti olarak aldınız, onların namuslarını ve iffetlerini Allah adına söz vererek helal edindiniz. Sizin kadınlar üzerinde hakkınız, onlarında sizin üzerinizde hakları vardır. Sizin kadınlar üzerindeki hakkınız, onların aile yuvasını, sizin hoşlanmadığınız hiç bir kimseye çiğnetmemeleridir.

MÜ'MİNLER! Size bir emanet bırakıyorum ki ona sıkı sarıldıkça yolunuzu hiç şaşırmazsınız. O emanet Allah kitabı Kur'andır.

MÜ'MİNLER! Sözümü iyi dinleyiniz ve iyi belleyiniz. Müslüman, müslümanın kardeşidir, böylece bütün müslümanlar kardeştir. Din kardeşinize ait olan herhangi bir hakka tecavüz başkasına helal değildir. Meğer ki gönül hoşluğu ile kendisi vermiş olsun.

ASHABIM! Kendinize de zulmetmeyiniz. kendinizin de üzerinizde hakkı vardır.

İNSANLAR! Cenabı hak her hak sahibine  hakkını Kur'anda vermiştir. Varise vasiyet etmeye lüzum yoktur.

İNSANLAR! Rabbiniz birdir, babanız birdir. Hepiniz Âdemin çocuklarısınız. Âdem ise topraktandır. Allah yanında en kıymetli olanınız, O'na en çok saygı göstereninizdir. Arabın arap olmayana, Allah saygısı ölçüsünden başka bir üstünlüğü yoktur.

İNSANLAR! Yarın beni sizden soracaklar, ne cevap vereceksiniz?
- Allah'ın elçiliğini ifa ettin, vazifeni yerine getirdin, bize vasiyet ve öğütte bulundun, diye şehadet ederiz. Bunun üzerine Resul-i Ekrem mübarek şehadet parmağını göğe doğru kaldırarak, sonra da cemaat üzerine çevirip indirerek şöyle buyurdu :
Şahid ol Ya Rab, Şahid ol Ya Rab, Şahid ol Ya Rab...

9 Kasım 2011 Çarşamba

Hazreti Muhammedin Soyu

      Hz. Muhammed (s.a.s) 'in babası Abdullah'tır. Abdullah'ın babası, Kureyş kabilesinin Haşimoğulları kolundan ve Mekke'nin ileri gelenlerinden Abdülmuttalip'tir. Annesi Kureyş kabilesinin Zühreoğulları kolundan Vehb'in kızı Âmine'dir.
      Hem baba, hem de ana tarafından temiz ve şerefli bir aileye mensup olan Hz. Muhammed'in soyu Hz. İbrahime dayanır.

HZ. MUHAMMEDİN DOĞUMU

     Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s) 571 yılı Nisan ayının 20'sine rastlayan Rebi-ul Evvel ayının 12. pazartesi gecesi tan yeri ağarırken Mekke'de dünyaya geldi.
     O'nun doğduğu sabah dünya nurla doldu. Babası Abdullah O'nun doğumundan iki ay kadar önce öldüğü için biricik oğlunu göremedi.
      Hz. Amine böyle nur topu gibi bir çocuk dünyaya getirince, dedesi Abdülmuttalip büyük bir ziyafet vererek sevgili torununa Muhammed adını koydu.
     - Torununa ne ad koydun? diye soranlara :
     - Muhammed adını koydum dedi.
       Onlar :
     - Ataların arasında böyle bir ad yoktu. Bu adı koymaktan maksadın nedir? deyince,
       Abdülmuttalip :
Umarım ki o'nu gökte Hak, yerde halk övecektir, diye cevap verdi.

      Peygamberimizin doğduğu gece dünyada olağanüstü birçok olaylar meydana geldi. O gece İran'da Hükümdar (Kisra) sarayının ondört sütunu yıkılmış, Sava gölü kurumuş, bin yıldan beri yanan mecusiler (ateşe tapanlar)ın tapındıkları ateşler birdenbire sönmüştü. Bu olaylar, gelecekte İran saltanatının yıkılacağına, Bizans İmparatorluğunun çökeceğine ve putperestliğin ortadan kalkacağına işaret ediyordu. Gerçekten de öyle oldu.

     

HACCIN YAPILIŞI

       Hacca gitmek isteyen kimse bu kutsal görev için helal kazanc temin eder. yola cıkmadan önce varsa borcunu öder, hak sahipleri ile helallesir. Gunahlarının bagıslanması icin tovbe edip, allah'tan af diler. Kazaya kalmıs ibadetleri varsa mumkun oldugu kadar kaza eder. Yola cıkacagı zaman evinde 2 rekat namaz kılar. aile fertleri, dostları ve yakınları ile helallesip veda ederek yola cıkar. Yolculukta ve hac ibadeti esnasında baskalarını incitecek kötü söz ve davranıslardan sakınır.
       İhrama girme yeri olan "mikat" sınırına gelmeden önce tırnaklar kesilir. Gerekli vucut temizligi yapılır ve mumkunse gusledilir, degilse abdest alınır. Erkekler giydikleri butun elbiselerini cıkararak izar ve rida denilen 2 parca örtüye sarınırlar. İhramlı oldukları surece ayak ve baslarını acık bulundururlar. Kadınlar ihrama girerken elbiselerini cıkarmazlar.
       Bundan sonra mikat sınırında ihramın sünneti niyetiyle 2 rekat namaz kılınır ve hacca niyet edilerek "telbiye" getirilir.  Böylece ihrama girilmiş olur. İhram devam ettigi sürece ihramlıya yasak olan seylerden sakınmak gerekir.
       Mekke'ye varılınca gusul yapılır ve abdest alınır. Sonra haremi şerife gidilerek Kabe'nin etrafında kudüm tavafı yapılır ve ardından 2 rekat tavaf namazı kılındıktan sonra safa ile merve arasında usulune uygun olarak "say" yapılır. Hacı adayı bundan sonra ihramlı olarak Mekke'de kalır. Burada kaldıgı süre icerisinde mumkunse namazları haremi serifte kılmak, fırsat buldukca nafile tavaf etmek cok sevaptır.
       Terviye günü yani arefeden 1 gün önce arafata cıkılır. Arefe günü güneş batıncaya kadar arafatta kalınır. İbadet ve dua ile vakitler degerlendirilir. Burada öğle ile ikindi namazları cemaat ile öğle vaktinde birlikte kılınır. Buna cem-i takdim denilir. Öğleden sonra vakfe yapılır. Gunes battıktan sonra aksam namazı kılınmadan müzdelifeye hareket edilir. Müzdelifede aksam ve yatsı namazları cemaatle yatsı vaktinde birlikte kılınır. Buna cem-i tehir denilir. Geceyi müzdelifede geciren hacı adayları, seytan taslamak icin kullanılacak tasları burada toplar.
       Bayram sabahı, sabah namazı erken kılınarak müzdelife vakfesi yapılır. Hava aydınlandıktan sonra minaya hareket edilir.

       Bayramın birinci günü minada sırasıyla :
a) Akabe cemresine 7 taş atılır.
b) Saçlar traş edilerek ihramdan çıkılır. ( İfrad haccı yapanlara, kurban kesmek vacip olmadığından, bunlar akabe cemresine taş attıktan sonra traş olup ihramdan çıkarlar. Temettü veya Kıran haccı yapanlar Akabe cemresine taş atıp kurban kestikten sonra traş olur ve ihramdan çıkarlar.)
c) Vakit ve imkan bulunursa aynı gün mekkeye gidilerek farz olan ziyaret tavafı yapılır.


Bayramın ikinci günü sırasıyla :

Küçük, orta ve akabe cemrelerine 7 şer taş atılır. Bayramın birinci günü ziyaret tavafını yapamayanlar ikinci günde yaparlar.

Bayramın üçüncü günü :

Yine küçük, orta ve akabe cemrelerine 7 şer taş daha atılır. Aynı gün minadan Mekke'ye dönülünce veda tavafı yapılarak hac vazifesi tamamlanmış olur.
       Uygulamasını anlattığımız İfrad Haccıdır.Temettü ve Kıran haclarının yapılışında bazı farklar vardır.

TEMETTÜ HACCI

        Temettü Haccı yapacak olan kimse Mikat sınırında umre için ihrama girer. Mekke'ye gelince usulüne uygun olarak umreyi yaptıktan sonra traş olur ve ihramdan çıkar. Terviye gününe kadar, yani arefe gününden bir gün önce Mekke'de ihramsız olarak bekler Terviye günü Mekke'de hac için yeniden ihrama girer ve yukarda anlatıldığı gibi hac vazifelerini yapar.

Ancak ifrad Haccından farklı olarak :
1) Bayramın birinci günü Cemre Akabesine taş attıktan sonra kurban keser, ondan sonra traş olur ve ihramdan çıkar.
2) Ziyaret tavafından sonra haccın say'ini yapar.

KIRAN HACCI

       Kıran haccı yapacak olan Mikat sınırında hem hac, hem de umreye ikisine birden niyet ederek her ikisi için de bir ihrama girer. Mekke'ye varınca önce umre yapar, umreyi tamamladıktan sonra haccın kudüm tavafını, peşinden de haccın say'ini yapar. Fakat ihramdan çıkmaz. İhramlı olarak bekleyip terviye günü gelince Arafat'a çıkarak tarif edildiği gibi hac vazifelerini yerine getirir. Kıran haccında da ifrad haccından farklı olarak : Bayramın birinci günü Cemre Akabesine taş attıktan sonra kurban keser, ondan sonra traş olur ve ihramdan çıkar.     

MEVLİD KANDİLİ

       İnsanlığın kurtuluşu için gönderilen son ve en büyük Peygamber bizim Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s) 571 yılında Kameri aylardan Rebiü'l-evvel ayının 12. gecesi doğmuştur. Bu mübarek geceye Mevlid Kandili denir.
       Onun doğduğu çağda dünyanın her tarafında cehalet, zulüm ve ahlaksızlık almış yürümüş, Allah inancı unutulmuş, insanlık korkunç ve karanlık bir duruma düşmüş, dünya yaşanmaz hale gelmişti.

       Sevgili Peygamberimizin doğumu ile dünya aydınlandı, tek Allah inancı ile kalpler nurlandı. Eşitlik, adalet ve kardeşlik geldi. Ona inanan toplumlar gerçek huzura kavuştu.Onun doğduğu gece insanlığın kurtuluşu için çok hayırlı ve mübarek bir başlangıçtır.
       Bu gece, müslümanlar arasında yüzyıllardan beri büyük bir coşku ile kutlanmakta, sevgili Peygamberimiz derin bir sevgi ile anılmaktadır. Peygamberimizin doğum yıl dönümlerinde okunan mevlidleri saygıyla dinlemek, onun mübarek ruhuna salât ve selâm okumak hiç şüphesiz büyük milletimizin sevgili Peygamberimize olan engin sevgi ve bağlılığının bir ifadesidir.
       Bununla beraber onun ahlak ve fazilet dolu hayatını öğrenmek ve kendimize örnek almak başta gelen görevlerimizdendir. Asıl o zaman onun sevgisini ve hoşnutluğunu kazanmış oluruz.

       Mevlid Kandilinde yapılacak ibadetler 

Mevlid Kandilinde önce Allah rızası için 4 rekat namaz kılınır. Sonra tövbe istiğfar okunur, ardından çekebildiğiniz kadar tesbih çekerek peygamber efendimize salat-ı selam (es-salat-u, ve's selamü Aleyke ya resulullah) gönderilir ve ardından peygamber efendimiz için 80 defa şu dua okunur :
Alla hümme salli ala muhammedün abdike ve nebiyyiken nebiyyil ümmiy.
Daha sonra da 1 Fatiha 3 İhlas okunarak Sevgili Peygamberimizin ruhuna bağışlanır ve onun hatırı ve hürmeti için Allahtan af dilenir, şefaat dilenir ve bu dünyadaki müşkülatlarınızın giderilmesi için istekte bulunabilirsiniz.

 Tövbe İstiğfar

Estağfirullah estağfirullah estağfirullah.
        El âzim el kerîm ellezi la ilahe illa hüvel hayyul kayyum ve etübü ileyhi tövbete abdin zalimiyn. Li nefsihi lâ yemlikû, linefsihi mevten vela hayaten vela nüşûra. ve es'elühüt tevbete vel mağfirete vel hidayete lena innehu hüvet tevvabür rahîym..!
       Yâ rabbi, yâ rabbi, yâ rabbi !
       Eğer benim elimden, ayağımdan, gözümden, kulağımdan, dlimiden ve bütün âzâlarımdan günah, isyan, hata, şirk ve mâlayâni sadr oldu ise, ben onların cümlesine tövbe ettim, pişman oldum. Bir daha yapmamaya azmü cazmü kasd eyledim. Peygamberlerin evveli Adem safiyyullah ve âhîri bizim peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi vesellem efendimizdir. Ben onların cümlesine inandım, imân ettim, dilimle ikrar kalbimle tasdik ettim.
       Âmentü billah ve bima cae min indillah. Âmentü bi resulûllah. ve bima cae min indi resulûllah! Amentü billahi ve melaiketihi ve resulihi vel- yevmil ahiri ve bil kaderi hayrihi ve şerrihi min allah-u teâlâ vel basü badel mevti. Hakkun eşhedü enlâ ilâhe illallah ve eşhedü enne muhammeden abduhü ve resulih!
       Bütün geçmişlerimizin afvı için tekrar eşhedü enla ilahe illallah ve eşhedü enne muhammeden abduhu ve resulih.
       Vatan ve milletimizin selâmeti istiğfarın kabulü için tekrar eşhedü enlâ ilahe illallah ve eşhedü enne muhammeden abduhu ve resulihi.
       Yaradanın bizi affetmesi tövbemizi kabul buyurması için el fatiha...
Elhamdülillahi rabbil âlemin er rahmanirrahim maliki yevmiddin iyyake nabüdü ve iyya kenestain.İhdine sıratel müstakıym. Sıratellezine en amte aleyhim ğayril mağdubi aleyhim veleddâlin. Âmin.

REGAİB KANDİLİ

        Üç aylar diye bilinen Recep, Şaban ve Ramazan ayları manevi bakımdan diğer aylardan daha üstün ve daha bereketlidir. Recep ayı gelince Peygamberimiz şöyle dua ederdi:
"Allah'ım bize Recep ve Şaban'ı Mübarek eyle ve bizi Ramazan'a ulaştır."
       Recep ayının ilk cuma gecesi "Regaip Gecesi" dir. Bu gece, Allah'ın rahmet ve bağışlamasının bol olduğu, duaların kabul edildiği mübarek bir gecedir. Peygamber Efendimiz şöyle buyurmuştur :
       5 gece vardır ki onlarda yapılan dualar geri çevrilmez. Bunlar :
-Recebin ilk cuma gecesi
-Şabanın 15. gecesi
-Cuma geceleri
-Ramazan Bayramı gecesi 
-Kurban bayramı gecesidir.

MİRAÇ KANDİLİ

       Allah'ın daveti üzerine sevgili Peygamberimiz bir gece Mekke'de Mescid'i Haramdan Kudüs'teki Mescid-i Aksa'ya götürülmüş, oradan Cebrail ile birlikte bütün gökleri aşarak ''Sidretül Münteha'' denilen makama yükselmiştir. Peygamberimiz (s.a.s) buradan daha ileriye gitmiş ve vasıtasız olarak yüce Allah'la görüşmüştür.
       Bu mukaddes yolculuğun Mekke'den Kudüs'e kadar olan bölümüne İsra, Kudüs'ten itibaren devam eden bölümüne de Mi'rac denir. Peygamberimiz beş vakit namazı ümmetine Mirac hediyesi olarak getirmiştir.
       Mirac olayı Peygamberimizin en büyük mucizelerinden biridir. Hicretten bir buçuk yıl önce Receb ayının 27. gecesinde meydana gelmiştir.